ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE YAHUDİLERE FİLİSTİN BÖLGESİNDEN TOPRAK SATIŞI

Ümit Doğan Yazıları Atatürkçü Medya'da...


2818
11.7k Paylaşım, 2818 Beğeni

II.ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE YAHUDİLERE FİLİSTİN BÖLGESİNDEN TOPRAK SATIŞI

Yahudi halkı, İslam dininin ortaya çıkışından bin yıl önce sürüldükleri ve bir daha egemen olamadıkları İsrail topraklarına bir gün dönme arzusunu daima canlı tutmuştu.

Bu vadedilmiş topraklara tekrar kavuşma tutkusuna daha sonraları Kudüs’ün tepelerinden biri olan Sion’a izafeten “Siyonizm” adı verilmiş ancak bu düşünce 19. yüzyılın sonuna kadar fiili bir girişim hâline dönüşmemişti.

Filistin’e yerleşmenin yolunu arayan bazı güçlü Yahudiler, İngiltere hükûmetince bir destek bulup hedeflerini gerçekleştirmenin peşindeydiler.

Bu arada Osmanlı Devleti, mali açıdan büyük bir çıkmaza girmiş ve 1875 yılında iflas durumuna gelmişti. Yahudiler bunu şans olarak görmüşlerdi.

İlerleyen yıllarda Avrupa’da hızlanan milliyetçilik hareketlerinin antisemitizm adı verilen Yahudi düşmanlığını da beraberinde getirmesiyle Avrupa ülkelerinde Yahudi aleyhtarlığı birden şiddetlenmeye başladı.

Bünyesinde yaklaşık üç milyon Yahudi’yi barındıran Rusya’da da Yahudi aleyhtarlığı etkisi gösterdi.

1881’de Çar II. Aleksandr’ın öldürülmesiyle birlikte Yahudilere karşı yapılan saldırılardaki artış, bu insanların kitleler hâlinde Rusya’dan göçmesine neden oldu.

Rusya’dan sonra Romanya ve Yunanistan’da da Yahudi düşmanlığı baş gösterdi. Yahudiler, kendileri açısından güvenli ülkeler aramaya başladılar.

Osmanlı Devleti başlarda Rusya, Romanya ve Yunanistan gibi ülkelerden kaçmak zorunda kalan Yahudileri sahiplenmiş ve çeşitli vilayetlere yerleştirdi.(Filistin’e değil)

Aslen bir Macar Yahudisi olan Baron Hirsch, 1890 yılında 50 milyon frank sermayeli Yahudi Kolonizasyon Örgütünü kurmuştu.

Hirsch, 1891’de Osmanlı’nın borçlarını fırsat bilip Yahudiler için Anadolu’da çok geniş topraklar satın almak ve burada bir Yahudi vatanı kurma teklifini ortaya attı.

Osmanlı Bankası müdürü Sir Edgar Vensan’a Anadolu’da hazineye ait Osmanlı topraklarını satın alarak Yahudileri oralara yerleştirmek istediğini belirtti. Fakat bu teklif Osmanlı Devletince kabul edilmedi.

Baron Hirsch, ertesi yıl tekrar şansını denedi. Bu sefer Frederik isimli Alman bir milletvekilini aracı koydu fakat yine reddedildi.

1895 yılından itibaren ise sahneye İsrail’in manevi kurucusu ve “Modern Siyonizm” kavramını hayata geçiren Dr. Theodore Herzl çıktı.

Herzl, o tarihte Osmanlı toprağı olan Filistin’de özerk bir Yahudi Devleti kurulması için toprak sağlayabilmek amacıyla 1896-1902 yılları arasında beş defa İstanbul’a geldi ve 17 Mayıs 1901’de Sultan II. Abdülhamid’in huzuruna kabul edildi.

Herzl, II. Abdülhamid’le temasa geçmek için Padişah’ın dostu ve güvendiği bir isim olan Anglikan rahibi Newlinski’yi aracı tayin etti.

Abdülhamid’in Kudüs’te Yahudi yerleşimine asla izin vermeyeceğini söyleyen Newlinski, Herzl’in ısrarları sonucunda konuyu Padişah’a açmaya razı oldu.

1896 Haziran ayında Newlinski ve Herzl İstanbul’a geldiler. II. Abdülhamid, Herzl’i huzuruna kabul etmedi, yalnız Newlisnki ile görüştü. 19 Haziran 1896’da gerçekleşen görüşmede II. Abdülhamid, dostu Newlinski’ye şunları söylemişti:

“Eğer Bay Herzl senin, benim arkadaşım olduğun gibi arkadaşın ise, ona söyle bu meselede ikinci bir adım atmasın. Ben bir karış bile olsa toprak satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim bu imparatorluğu kanlarını dökerek kazanmış ve yine kanlarıyla mahsuldar kılmıştır.”

1900 yılında Osmanlı Devleti’nin borçlanma arayışına girmiş olması Herzl’i Sultan II. Abdülhamid’le görüşme konusunda umutlandırmıştı. Herzl, bu görüşme için Sultan II. Abdülhamid’le şahsi dostluğu olan Vambrey’den yardım aldı. Onun aracılığı ile Herzl, 17 Mayıs 1901 tarihindeki cuma selamlığından sonra II. Abdülhamid’in huzuruna kabul edildi.

Theodore Herzl, Filistin’de Yahudi yerleşmesinin Sultan’ın onayı olmadan yapılamayacağına inandığından, görüşmede güven verici konuşmalar yaparak Sultan II. Abdülhamid’in itimadını kazanmaya çalışmıştı.

Osmanlı Devleti’ne yatırımlar yaparak ülkenin refah seviyesinin artmasına yardımcı olacaklarını ifade etmişti.

Herzl, yapılacak bazı jestlerle Yahudilerin Filistin’e yerleşmesini sağlayacak kararın çıkabileceğini umuyordu ancak Sultan II. Abdülhamid karşısında bunu direkt olarak dile getirememişti.

Sultan II. Abdülhamid ise Avrupalı alacaklılarına karşı Herzl’i kullanarak bir denge unsuru oluşturmaya çalışmıştı.

Görüşmede Herzl’in Filistin’i Yahudi vatanı yapmak için bu bölgeden para karşılığında toprak istediği ve bunun üzerine son derece sinirlenen Sultan II. Abdülhamid’in onu huzurundan kovduğu doğru değildir.

Prof. Vahdettin Engin’in bu konudaki değerlendirmesi şöyle:

“Şimdi, burada iki nokta çok önemli. Öncelikle, görüşme sırasında Theodore Herzl’in Filistin’den toprak satın alma tarzında hiçbir talebi, hiçbir şekilde gündeme getirmediği görülüyor Dolayısı ile daha öncede 1896 Newlinski görüşmesi vesilesiyle vurguladığımız efsanevi bir başka söylem daha yıkılmış oluyor. Bu nedir?

Theodore Herzl Sultan II. Abdülhamid’in huzuruna çıkıp Filistin’den Yahudilere toprak satmasını talep etmiştir.’ Peki, aralarında böyle bir diyalog geçiyor mu? Hayır.

Demek ki Herzl, Sultan II. Abdülhamid’in huzurunda kesinlikle böyle bir talepte bulunmamış. Doğal olan da budur.(…)

Şimdi ikinci önemli noktaya gelecek olursak, yine öteden beri söylenegelen ve bir öncekinin devamı mahiyetinde bir başka efsanevi söylem vardır. O da şudur.

Güya Herzl’in Filistin’den toprak satılmasını istemesi üzerine Sultan II. Abdülhamid son derece sinirlenmiş ve Theodore Herzl’i huzurundan kovmuştur. İşte gerçek olmayan diğer efsanevi söylem de budur.

Sultan II. Abdülhamid tefrişat kurallarını çok iyi bilen ve uygulayan bir padişahtır.

Dolayısı ile kendi davet ettiği bir misafiri huzurundan kovmaz.  Üstelik onunla işi henüz bitmemiştir ve Herzl’den faydalanmayı düşünmektedir.

Görüldüğü gibi Herzl’ın II. Abdülhamid’e Osmanlı’nın borçlarını ödemek Filistin’de Yahudi vatanı kurmayı teklif ettiği, II. Abdülhamid’in ise öfkelenerek “Kanla verilen toprak kanla alınır” deyip Herzl’ı azarlayıp huzurundan kovduğu iddiası şehir efsanesinden ibarettir.

Theodore Herzl’in para karşılığında Filistin’den toprak talebi, Sultan II. Abdülhamid nezdinde hiçbir zaman kabul görmemişti.

BU NEDENLE II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE YAHUDİLERE TOPRAK SATILMADIĞI YÖNÜNDE YANLIŞ BİR ALGI OLUŞTU

Çünkü Yahudilerin Filistin’de yurt edinme çabalarında en az Herzl kadar önemli bir başka unsur daha vardı.

Uzun süredir adları para, güç ve gizlilikle birlikte anılan, dünyayı yönettikleri iddia edilen Rothschildler de tıpkı Herzl gibi Filistin’i Yahudi yurdu hâline getirmek istiyorlardı.

Rothschildler II. Abdülhamit döneminde Filistin’den toprak satın aldılar, köyler kurdular. Bu köyler bugünkü İsrail’in temelini oluşturdu.

Rothschildler, Herzl’in aksine sessiz yerleşimi savundular. Liderliğini Braon Rothschild’in yaptığı örgütler Yahudilerin Filistin’de yurt edinmesi için her türlü yola başvuruyorlardı.

Rothschildler tarafından Filistin’de kurulan ilk koloni Mikveh İsrael’deki Tarım Okuluydu. Okulun müdürü ve Baron Rothschild’in vekili olan Samuel Hirsch, ilk etapta Tarım Okuluna 100 kişi yerleştirmişti.

Rothschild ailesi 1882 yılında itibaren Filistin’in stratejik öneme sahip yerlerinden 80.000 dönüme yakın arazi satın almıştı.

Akka sancağı Hayfa Kaymakamlığı dâhilindeki bazı arazilere 400’ü aşkın aile yerleştirilmişti.

Bu konudaki arşiv belgeleri Sezai Balcı ve Mustafa Balcıoğlu’nun “Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu” kitabında yayınlandı. Bu iki tarihçi bence çok yürekli bir iş yaptılar ve ortaya çıkardıkları arşiv belgeleriyle bu konudaki ezberleri bozdular.

Sezai Balcı ve Mustafa Balcıoğlu’nun değerlendirmesine göre II. Abdülhamid döneminde Filistin’de yaşayan gerek yerli ve gerekse yabancı Musevilerin toprak satın almalarına izin verilmiştir.

Böylece aksi yönde bütün fermanlara rağmen, Filistin’deki Yahudi yerleşiminin kalıcı olmasının ve geniş alanlara yayılmasının önü açılmıştır.

Bu suretle Filistin’e yerleşen Yahudiler, Rothschildlerin kolonilerinde yaşamaya, tarım yapmaya ve yeni bir yurt kurmaya başlamışlardır.

Hayfa’dan Yafa’ya uzanan düzlük boyunca arazi satın almış olan Braon Edmons James’de Rothschild ailesinin Filistin’de kurduğu 40 yerleşim yeriyle ‘Yishuv’un Babası’ namını almaya hak kazanmıştır. Osmanlı padişahları arasında Rothschildlere ilk nişanı 27 Haziran 1854’te Abdülmecid vermiştir.

Filistin’de arazi satın alarak İsrail’in temellerini atan Baron Edmond James de Rothschild’in ağabeyi olan Mayer Alphonse de Rothschild’e verilen bu nişan dördüncü rütbeden Mecidi Nişanı’dır.

II. Abdülhamid’in Rothschild ailesiyle yakın ilişkiler kurmaya özen göstermiştir. 1887’de Baron Edmond James de Rothschild’in Filistin kolonileri genel sorumlusu Elie Scheid’e 4. Derecen nişan vermiştir.

II. ABDÜLHAMİD 28 TEMMUZ 1888’DE ROTHSCHİLD AİLESİNİN PARİS GRUBUNUN LİDERİ MAYER ALPHONSE DE ROTHSCHİLD VE KIZI BETTİNE CAROLİNE DE ROTHSCHİLD’E ŞEFKAT NİŞANI VERMİŞTİR.

DAHA SONRA ELİE SCHEİD, BARON EDMOND JAMES DE ROTHSCHİLD’İN EŞİ ADELHEİD DE ROTHSCHİLD İÇİN ŞEFKAT NİŞANI VERİLMESİNİ İSTEMİŞ VE SULTAN II. ABDÜLHAMİD BU İSTEĞİ KABUL ETMİŞTİR.

1894 borçlanmasından sonra hükûmet, borç anlaşması yaptığı Rothschıld ailesinin önderi olan Nathaniel Mayer de Rothschild’ı mükafatlandırmak istemiştir.

Ancak Saray ile görüşüldükten sonra bir mücevher kutusu hediye edilmesine karar verilmiştir.

ÖZETLEYECEK OLURSAK, YAHUDİLERİN FİLİSTİN’E YERLEŞİMİ TEODOR HERZL TARAFINDAN DEĞİL, ROTHSCHİLD AİLESİ TARAFINDAN, TOPRAK SATIN ALMA YOLUYLA VE II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE GERÇEKLEŞMİŞTİR.

Teodor Herzl’ın taleplerinin II. Abdülhamid tarafından dikkate alınmaması, Filistin’e Yahudi yerleşiminin II. Abdülhamid döneminde yapılmadığı yönünde bir YANLIŞ bir algı yaratmıştır.

II Abdülhamid döneminde Teodor Herzl’ın talepleri dikkate alınmamıştır, bu doğrudur ama ROTHSCHİLD AİLESİ toprak satın alarak Filistin’e Yahudileri bu dönemde yerleştirmiştir.

II. Abdülhamid’in ROTHSCHİLD AİLESİ ile iyi ilişkileri içinde olduğu onlara verdiği devlet nişanı ve hediyelerden anlaşılmaktadır.

II. Abdülhamid dönemini merak edenler, Herzl’la görüşmesi için Vahdettin Engin’in Pazarlık, Yahudi yerleşimi için Sezai Balcı ve Mustafa Balcıoğlu’nun “Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu”, genel bilgi edinmek için benim “Derin Sultan Abdülhamid” kitaplarımı okuyabilirler…

Ümit Doğan Yazıları Atatürkçü Medya’da…


Sizin Tepkiniz Nedir?

ÇOK SEVDİM ÇOK SEVDİM
3
ÇOK SEVDİM
BEĞENDİM BEĞENDİM
3
BEĞENDİM
BĞENMEDİM BĞENMEDİM
1
BĞENMEDİM
SİNİR BOZUCU SİNİR BOZUCU
0
SİNİR BOZUCU
Ümit Doğan
Tarihçi - Araştırmacı Yazar

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı