Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve Tekalifi Milliye Emirleri

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yeryüzünde ilk kez geniş çapta uygulanacak olan ve kısa sürede sonuç alıcı bir sistemi, Tekalifi Milliye Emirleri'ni yürürlüğe koymuştur.


Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve Tekalifi Milliye Emirleri

İkinci İnönü Muharebesinden sonra, Yunanlıların geniş çapta bir saldırıya kalkışacakları anlaşılmıştı. Bu nedenle ordunun bir an önce güçlendirilmesi, sayısı her gün artan mehmetçiğin yedirilmesi, giydirilmesi, savaş araç ve gereçleriyle donatılması için yeni gelir kaynakları bulunması gerekiyordu.

İlk olarak, tüketim malları ithalinden alınan gümrük vergisine üç kat zam yapıldı. Hasat mevsimi tahsil edilen aşarın, savaş alanı olabilecek bölgelerdeki tarım ürünleri savaşın tahribatına uğramadan alınması için çalışmalar sürdürülürken, Yunan ordusu genel saldırıya başladı.

İki hafta süren kanlı çarpışmalardan sonra, ordumuz Sakarya’nın doğusuna çekilmek zorunda kaldı. Afyon, Kütahya ve Eskişehir gibi büyük kentler ile Sakarya’ya kadar olan toprakların hasatı yaklaşan ürünleri Yunanlıların eline geçti. Yunanlılar saldırılarını durdurarak toparlanmaya ve Ankara’yı almak için yapacakları büyük saldırının hazırlığına başladılar.

Türk ordusunun büyük kayıplar vererek Sakarya’nın doğusuna çekilmesi büyük moral sarsıntısına yol açmıştı.

Günden güne daha da azalan ve işgallerden artakalan topraklardaki tüm olanakların kesin sonuca yönelik çarpışmalar başlamadan seferber edilmesi ve bunun için çabuk kararlar alınarak uygulanması zorunlu görülüyordu.

Bütün yetki ve sorumlulukların tekelde toplanmasını sağlamak amacıyla 5 Ağustos 1921 günü Başkomutanlık Yasası çıkarıldı. Bu yasaya göre, Büyük Millet Meclisi tüm yetkilerini üç ay süre ile bir tek kişiye, başkomutan olarak seçtikleri Mustafa Kemal Paşa’ya devrediyordu.

Artık Mustafa Kemal Paşa’nın her emri bir yasa sayılacaktı.

Mustafa Kemal Paşa’nın yasa kuvvetinde emirler verme yetkisiyle Türkiye’nin geleceğine el koyduğu günlerdeki mali durum son derecede kötüdür. Ordunun ölüm-kalım kavgası yapacağı büyük Yunan saldırısını karşılama olanakları sınırlıdır.

Yapılması zorunlu hazırlıklar için çok kısa bir zaman vardır ve kısa zamanda ordunun güçlendirilmesi için yeni mali kaynaklar yaratmak olanaksızdır.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa bir emriyle yeni bir vergi yürürlüğe koyabilir, mevcut vergilerde gelir artırıcı değişiklikler yapabilir, dış ve iç borçlanma yollarına başvurabilir. Fakat bunları kısa sürede uygulayarak sonuç almak mümkün değildir. Üstelik, 1921 mali yılının başladığı 1 Mart 1921 gününden Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutan seçildiği güne kadar avans yasalarıyla hükümete 20 milyon lira harcama yetkisi verilmiştir.

İkinci İnönü Muharebesinin gerektirdiği giderler ve ordunun çarpışarak Sakarya doğusuna çekilişine kadar yapılan harcamalarla 20 milyon liralık harcama yetkisinin büyük bölümü kullanılmıştır.

Türk ordusunun Sakarya doğusuna çekilişinden Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutan seçilmesine dek çok değerli on gün yitirilmişti. Bu arada, Yunanlılar Ankara’yı ele geçirmeyi hedef alan büyük saldırının hazırlıklarını hızlandırmışlardı.

Çok kısa zamanda sonuç alınacak tedbirlere gerek vardı.

Oysa, her emri bir yasa olan ve her kararını hemen uygulatma yetkisine sahip bulunan Mustafa Kemal Paşa’nın kısa zamanda sonuç alabileceği herhangi bir klasik gelir artırıcı mali tedbiri uygulama şansı yoktur.

Zaten O da hiçbir klasik mali tedbire başvurmayı düşünmemiş, yeryüzünde ilk kez geniş çapta uygulanacak olan kısa sürede sonuç alıcı bir sistemi, Tekalifi Milliye Emirleri‘ni yürürlüğe koymuştur.

Tekalifi Milliye Emirleri, günümüz diliyle Ulusal Yükümlülük Emirleri, on ayrı emirden oluşmakta ve on ayrı konuyu kapsamaktadır.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa‘nın yürürlüğe koyduğu yasa gücündeki Tekalifi Milliye Emirleri‘nin ana hatları şöylece özetlenebilir:

Bir Numaralı Emir:

Her ilçede kaymakamın başkanlığında, komisyonlar kurulacak, Tekalifi Milliye Emirlerinde belirtilen malların toplanması ve halka hizmet yükleyen emirlerin yerine getirilmesiyle bu komisyonlar görevlendirilecektir.

İki Numaralı Emir: İşgallerden artakalan topraklardaki her ev bir kat çamaşır, bir çift çorap ve bir çift çarık hazırlayarak komisyona teslim edecektir.

Üç Numaralı Emir:

Tüccar ve halk elinde bulunan çamaşırlık bez, patiska, pamuk, yün, kumaş, kösele, deri, çarık, ayakkabı, kundura çivisi ve ipliği, nal, yular, semer gibi savaşçıların ve atlarının donatılması için gerekli malzemenin yüzde kırkını komisyonlara teslim edecektir. Bunların bedeli sonradan ödenecektir.

Dört Numaralı Emir:

Halkın ve tüccarın elinde bulunan buğday, un, saman, arpa, kuru fasulye, bulgur, nohut, pirinç, mercimek, koyun, keçi, kasaplık sığır, şeker, gazyağı, sabun, zeytinyağı, tuz, çay ve mumun yüzde kırkma ordu adına el koyulacaktır. Bunların bedeli daha sonra ödenecektir.

Beş Numaralı Emir:

Halk elindeki at arabası, yaylı, öküz arabası, kağnı, at, eşek, katır, deve, deniz motoru, taka ve benzeri taşıt araçlarıyla, ayda bir defa olmak ve yüz kilometreyi geçmemek şartıyla orduya ait malzemeyi istenen yere kadar parasız taşıyacaktır.

Altı Numaralı Emir:

Ülkeyi terk edenlerin hazineye geçmiş olan mallarından ordunun işine yarayacak olanlara el koyulacaktır.

Yedi Numaralı Emir:

Halk elinde bulunan savaşta yararlanılabilecek her türlü silah ve cephaneyi teslim edecektir.

Sekiz Numaralı Emir:

Halkın, tüccarın ve nakliyecilerin elinde bulunan benzin, gres, makine yağı, otomobil ve kamyon lastiği, buji, telefon, kablo, pil, sülfirik asit ve benzeri malların yüzde kırkma ordu adına elkonulacak ve bedelleri sonra ödenecektir.

Dokuz Numaralı Emir:

Demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci, saraç ve at arabası yapan esnaf ile imalathaneler savaş araç ve gereci üretim ve onarımı ile görevlendirilecektir. Ayrıca süngü, kılıç, mızrak ve eğer yapan zanaatkarlar bunların üretim ve onarım işlerinde çalıştırılacaktır. Görevlendirilen imalathanelere, esnafa ve zanaatkaklara geçimlerine yetecek ücret ödenecektir.

On Numaralı Emir:

Halkın elinde bulunan dört tekerlekli at ve öküz arabaları, binek atı, top çekebilecek hayvanlar, yük beygiri, katır, eşek ve develerin yüzde yirmisine el konulacak, bunların bedelleri sonradan ödenecektir.

Silah, cephane ve malzemesi bol, sırtını İngiliz endüstrisine dayamış Yunan ordusu karşısında Türk ordusunun ne kadar güç durumda olduğunu anlamak için, Tekalifi Milliye Emirleri ile halktan neler istediğine göz atmak yeterlidir.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa düşmanla olduğu kadar yoklukla da savaşmak zorundadır.

Yokluk işgallerden artakalan topraklardaki ekonominin kısırlığından, sanayi kuruluşları olmayışından kaynaklanmaktadır. Hükümet elinde para olduğu zaman bile ordu için gerekli birçok malı satın alamamaktadır.

Örneğin, 50.000 çift ayakkabı satın almak için para bulunmuş, fakat piyasada satın alınacak ayakkabı bulunamamıştır. Ayakkabı fabrikası veya büyük çapta üretim yapabilecek imalathane de olmadığından, sipariş bile verilememiştir. Bu yüzden, başkomutan para olsa da satın alamayacağı şeyleri her evden tek tek toplamak zorundadır.

Fukara Anadolu halkı, savaşın milliliğini anlamış olmanın coşkusu içindeydi.

Ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için yoksul Anadolu halkı nesi varsa veriyor adeta biribirileri ile yarışıyordu. Düşmana karşı cephede savaşan Mehmetçiğe yardım etmekte kimse kimseden geri kalmak istemiyordu.

Ellerinde taşıt bulunan halkın orduya ait malzemeyi taşımakla görevlendirilmesi, işgallerden artakalan topraklarda karayolu olarak görülen eski kervan izlerinin at ve öküz arabası, kağnı, yaylı, at, eşek, katır ve develerden oluşan ulaşım kollarıyla dolmasına yol açmıştı.

Ulaşım kollarının ortak özelliği sürücülerin çocuk, kadın ve yaşlı erkek olmasıydı.

Eli silah tutabilen erkekler cephelerde savaştığından, ulaşım ve cephe gerisi hizmetler çocuk, kadın ve yaşlı erkekler tarafından yürütülüyordu. Taşıma yükümlülüğünün ayda bir defa ve 100 kilometre ile sınırlandırılmasının nedeni ekonomikti. 100 kilometrelik bir taşıma ile yükümlü olanların bu görevlerini yapıp geri dönmeleri en az bir hafta sürüyordu. Geri kalan üç hafta bağlarda, bahçelerde, tarlalarda çalışacaklar, üretime katkıda bulunacaklardırdı.

Karadeniz kıyılarındaki tüm tekneler seferber edilmişti.

Tekalifi Milliye Emirleri uyarınca Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinden toplanan mal ve malzemeler karayoluyla kıyılara indiriliyor, oradan denizyoluyla İnebolu’ya taşınıyordu. İnebolu’dan da kara ulaşım kollarıyla Ankara’ya ulaştırılıyordu.

22 Ağustos 1921 günü son model silah ve gereçlerle donanmış 122.000 kişilik Yunan ordusu genel saldırıyı başlattı.

Yunanlıları silah, cephane ve gereç yönünden büyük yokluklar içindeki 100.000 kişilik Türk ordusu karşıladı.

Aralıksız 22 gün ve 22 gece sürecek olan Sakarya Meydan Muharebesi başlamıştı.

Başkomutan Mustafa Kemal, Paşa, bir yandan Yunan saldırılarını kırmaya, bir yandan da cepheyi uzatarak Yunan gücünü yaymaya ve kuvvetinin ağırlık merkezini dağıtmaya çalışıyordu.

Yunanlılar Ankara’nın ilçeleri Polatlı ve Haymana’nın kenar mahallelerine dek sokulmuş, fakat kuvvetleri 100 kilometreyi aşan bir cephe boyunca yayıldığından vurucu güçleri azalmıştı. Bu arada, gerilere sarkan süvarilerimiz Yunan yiyecek ve cephane ulaşım kollarını vurmuştu.

Günler ilerledikçe Yunanlılarda açlık başlamıştı. Buna karşılık, Tekalifi Milliye Emirleriyle toplanan yiyecek ve yem maddeleri, yine Tekalifi Milliye Emirleriyle oluşturulan ulaşım kollarıyla ileri mevzilere dek taşınmıştır.

Karşılıklı yıpratma ve tüketme yarışma dönüşen muharebeyi kazanmak için ordu ve millet el ele vermiştir. Sonunda yıpranan, tükenen, aç kalan ve büyük moral bozukluğuna uğrayan Yunan ordusuna kesin bir darbe vurulmuş ve Sakarya’nın batısına püskürtülmüştür.

Tekâlifi Milliye Emirleri’i gereği Tekâlifi Milliye Komisyonları’nca el konulan mallara karşılık, halka ve tüccarlara verilen senet niteliğindeki tutanaklarda yazılı bedellerin, Büyük Zaferden sonra, T.B.M.M. belirli bir düzen içinde hak sahiplerine ödemiştir.

Kısaca özetlemek gerekirse,

Sakarya zaferi, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın verdiği emirlerle cephede vuruşanların döktükleri kanın cephe gerisindekilerin alın teriyle bütünleşmesi ve işgallerden artakalan topraklardaki tüm mali ve maddi kaynakların seferber edilmesiyle kazanılmıştır…


0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı